Ahşap Evler

 

Ürün Özellikleri

Böceklenmeye, çürüme ve çatlamaya karşı daimi koruma sağlayan Ahşap Evler, kullanılan yapı malzemesi ahşap nefes alabildiğinden dolayı doğaya çok çabuk adepte olur. Yalıtımda kullanılan malzemelerden dolayı ısı kaybı yaşanmaz.  2 katlı fonksiyonel, ergonomik ve pratiktir.Kısa sürede montaj ve uzun yıllar garanti sağlar.  Farklı sistem ve modellerde ahşap evler, genel olarak tek veya çift katlı ahşap konut projelerinde, yazlık amaçlı orta büyüklükteki ahşap ev projelerinde, ticari veya kişisel kullanım amaçlı ahşap bungalov projelerinde, ahşap ofis, ahşap bekçi kulübesi ve ahşap güvenlik kulübesi ihtiyaçlarında, cafe  restaurant amaçlı yapılarda ve prefabrik ahşap bahçe evleri ihtiyaçlarının karşılanmasında tercih edilmektedir.

 

ÖLÇÜ ve MODELLER

Kullanım ihtiyaçlarına uygun olacak ölçü ve tiplerde ahşap evler konusunda esnek bir imalat modeli sunmaktayız sizlerin istekleri ve talepleri doğrultusunda.  Önceden karar verilmiş bir ebat ve model varsa statik hesaplaması yapılarak projelendirildikten sonra, uygulanacak bölgenin şartlarına uygun sistemde üretilir. Nispeten küçük ebatlı ahşap ev veya kulübe projelerinde statik hesaplamaya gerek duyulmasa da ebatlar ve katlar değiştiğinde statik hesaba uygun imalat şart olmaktadır.

 

NEDEN AHŞAP EV?

Estetik bakımdan ahşap ve doğal taş gibi güzellikler sunabilen başka bir yapı malzemesi yoktur. Ahşabın estetik görünümünün etkisi, doğada doğal olarak büyüyebilen bu özel hammaddenin sıcaklığı, yakınlığı, taşıdığı artı özellikler, ahşaptan gelen doğal yalıtım değerleri, dayanıklılığı, insana rahatlama etkisi sunması, hatta çalışma ortamlarında psikolojik rahatlık vermesi ve buna bağlı olarak insan veriminin yükseldiğinin keşfedilmesi, ahşap evlerin dünyada her geçen gün hızla yaygınlaşmasına imkan vermiştir. İlk zamanlar sadece tatil ya da kır evleri olarak tercih edilen ahşap evler, giderek şehir yaşamında ve modern alanlarda kullanılır hale gelmeye başlamıştır. Ahşap yapılar her şeyden önce insanlar üzerinde enerjik bir etki bırakmaktadır. Taşıdığı ses yalıtım değerleriyle de sessiz, sakin, korunaklı ve rahat bir yerleşim imkanı vermesiyle ahşap evler de konaklamaya hızla bir geçiş görülmektedir. Tüm bu özelliklere ilaveten bakım periyotlarının uzunluğu, dayanım süreleri ve yalıtım değerleriyle ahşap evler, hatırı sayılır ekonomiklik sağladıkları da ispat edilmiştir.

AHŞAP.

Ağaçtan tahtadan yapılmış. Arapçadaki haşep (ağaç) sözcüğünün çoğuludur. Türkçede tekil olarak kullanılmış, Arapçadaki anlamını kaybederek bir inşaat türü olarak anlam kazanmıştır. Türkçede, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli ve uzun yıllar yaşayan canlı bitkiye ağaç, yakacak olarak kullanılan ağaçlara (ağaç gövdelerine) odun, inşaat ve mobilyacılıkta kullanılanlarına ise kereste denilmektedir.

Beton yapı tekniğinin ortaya çıkıp yaygınlaşmasından önce ahşap inşaat tekniği kullanılmıştır. Bu tür, önceleri çok basit barakalar biçiminde ortaya çıkmış, zamanla estetik açıdan geliştirilerek, çok değişik yapılarda güzel örnekleri görülmüştür.

Ahşap evler köylerde de bölgeden bölgeye değişiklik gösterir. Ancak plan ve yerleşme biçimlerinde büyük değişikliklerin bulunmadığı gözlenir. Değişiklik daha çok kullanılan malzemeden kaynaklanmaktadır. Malzemenin kolay bulunabildiği, iklimin uygun olduğu yerlerde evler, genellikle iki katli: öteki yerlerde ise tek katlıdır. Tek ve iki katlı ahşap köy evlerinde ahır ve samanlık, konutun vazgeçilmez eklentileridir. Yazlık mutfakla tamamlanan ev merkezdedir. Genellikle alt katı taş duvarla beslenmiş iki katlı bir yapıdır, üst kata ayrıca ambar oturtulmuştur. Alt katta ise kiler ve odalar vardır, üst kata sahanlıklı bir merdivenle çıkılır. Çatı da ahşaptır. Anadolu’nun kıyı kesimlerini süsleyen bu evlerin yenileri artık yapılmamaktadır.

Ahşap yapıların gelişmesi, kendine özgü bir ahşap işçiliği ortaya çıkarmıştır. Bu yapıların tamamlayıcı unsurları olan kapı ve pencerelerin yapımı da ayrı bir sanat dalı durumuna gelmiştir.

 

AHŞAP EVLERİN ÖZELLİKLERİ

Ahşap yapılarda yaşayanların fizyolojik ve psikolojik açıdan kendilerini çok daha sağlıklı hissettikleri gözlenmiştir.

Ahşap evler ; ahşabın insanla birlikte soluk aldığını, romatizma, astım, böbrek hastalıkları ve dolaşım bozuklukları üzerinde olumlu etkileri vardır.

Japon deprem uzmanlarının, tüm dünyada depreme karsı en dayanıklı yapının Osmanlı ahşap karkas sistemi olduğunu açıklamıştır. Bu sebeple ahşap evler her geçen gün vazgeçilmezler arasına girmektedir.

1894 İstanbul depreminde, kalitesiz ahşap yapıların bile yıkılmadığını yanlarındaki güzel, yeni ve demirle bağlanmış kagir yapılar tümüyle yıkılmıştır.

Şiddetli bir deprem sonrasında hasar gören betonarme bir yapının yıkılmak zorunda olduğunu, hasar gören ahşap evler de, bir yapının kısa surede onarılıp, tekrar içinde yaşanılabileceği gözler önündedir.

Betonarme-karkas dışında kalan tüm yapım sistemlerinde, zaman içinde hasar gören taşıyıcı elemanların, yapı tümüyle yıkılmadan onarılabildiği, hatta değiştirilebildiği bilinmektedir.

Ahşap yapıların çok hafif olduğunu, kolay kolay çökmediğini, çökse bile içinde bulunanları öldürmediğini bilinir.

Betonarme, ahşaba göre 5 misli, çelikten 13 misli ağır

Marmara ve Bolu depremlerinde ahşap yapılarda yaşayanlardan hiç kimseni yaşamını yitirmemiştir.

Tarihten günümüze ulaşan en güzel sarayların, tapınakların ve diğer görkemli yapıların hiçbirinde beton kullanılmadığını ve binlerce yıldır ayakta kaldıklarını görmekteyiz.

13’uncu ve 14’uncu yüzyıllarda yapılan, ahşap kolon ve çatıları olan Kastamonu, Mahmutbey, Beyşehir, Eşrefoğlu ve Afyon Ulu (bilgi yelpazesi.net) camileri, özel bir bakım yapılmaksızın 600 -700 yıldır ayaktadır.

Dünyanın en büyük tarihi uç ahşap yapısından bir tanesinin, 100 metre boyu ve sekiz katli bir binaya eş değer yüksekliğiyle tam 100 yıldır ayakta olan Büyükada’daki Rum Yetimhanesidir.

1790’da, ahşap kullanılarak ve hiçbir taşıyıcı eleman olmaksızın 108 metre “açıklığa” ulaşıldığını, bugün bu açıklık 250 metreye ulaşmaktadır.

Yangına dayanıklı olduğu için, dünyanın önde gelen mimarlarının ahşabı çeliğe yeğlediklerini gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz.

Bir yangın sırasında, gerekli kesitin biraz daha büyüğü kullanıldığında, dıştaki kömürleşen tabakanın iç ahşabın yanmasını geciktirmektedir.

Bir yangın sırasında, çelik bir çatının 600 dereceden sonra çökme riskinin belirdiğini ve 15 dakika içinde çökebileceğini buna karşılık ahşap bir çatının ortalama 1 saat ayakta kalabildiğini ve bu yüzden insanların canlarını kurtarma zamanlarının olduğu ortadadır.

Ahşabı, yapı sektöründe kullanan ülkelerde ormanların küçülmediğini, tersine bilimsel bir yaklaşım ve koruma anlayışı ile (bilgi yelpazesi.net) büyümekte olduğu araştırma çerçevesindedir.

ABD’lilerin, depreme karşı yasam güvenceleri için, Anadolu insaninin binlerce yıldır tanıdığı, uyguladığı ve 1940’lara dek de sürekli geliştirdiği ahşap-karkas yapı sistemini yaygın bicimde kullandıkları görülmektedir.

Bugün gerekli önlemler alınır, ahşaba dönülürse ve doğa da bize 20 yıl “avans” verirse, Türkiye’nin tüm deprem riskinden 20 yıl içerisinde tümüyle kurtulacağını göz önünde bulundurmamız gerekmektedir.  Yani ahşap evler diyip geçmemek lazım.

       

Mesaj Bırakın